dinlerden özgürlük

25/7/2007

Et Meselesi

 

      Rasûlüllah’ın Zeyd b. Amr b. Nufeyl’den bahsederken şöyle dediği bana rivayet edildi: O putlara ibadet nedeniyle beni ayıplayan ve böyle yapmaktan nehyeden ilk insandı. Mekke’nin yukarısındaki yüksek alanda Zeyd b. Amr’a uğradığımda Zeyd b. Hârise ile birlikte Taif’ten gelmiştim. Dinlerini terk etmesi onu Kureyşliler arasında meşhur etmişti (şeharathu). O da aralarından çıkıp Mekke’nin yüksek bölgesine yerleşmişti. Gidip yanına oturdum. Beraberimde putlarımıza kurbanlarımızdan bir torba et vardı. Eti Zeyd b. Hârise taşıyordu. Eti
kendisine takdim ettim. O vakit ben genç bir delikanlıydım. ‘Amcacığım, bu yemekten yiyiniz’ dedim. O ‘yeğenim, bu putlarınıza sunduğunuz kurbanlarınızdandır değil mi’ diyerek mukabelede bulundu. Ben öyle olduğunu söyleyince, ‘Abdulmuttalib’in kızlarına sormuş olsaydın, benim bu kurbanların etlerinden asla yemediğimi sana söylerlerdi, benim onlara hiç ihtiyacım yok’ dedi. Ardından ‘onlar iyilik veya  kötülük yapamayan batıl şeylerdir’ diyerek veya bu anlamda ifadeler sarf ederek, beni ve putlara ibadet edip onlara kurban kesenleri ayıpladı. Rasûlüllah ekledi: ‘Bu bilgiden sonra, Allah beni risaletiyle şereflendirinceye kadar onların bir putuna asla el sürmedim ve onlara kurban kesmedim.


      Bu bilgi degişik raviler tarafından degişik hadis toplayıcılarınca farklı olarak anlatılmıştır. Et olayı dogru olmakla beraber peygamberin konumu yer yer degişik olarak aktarılmıştır. Çogu rivayetlerde peygamberin de eti yemedigi, karşı çıktıgı , yaşamında hiç putlara adanan kurbandan yemedigi savunulmaya çalışılır. Suheyli nin yorumu şöyledir :

‘Rasûlüllah böylesi bir ayrıcalığa daha layıkken, Zeyd’in putlara sunulmuş eti terk etmesine Allah’ın izin verdiği nasıl düşünülebilir?’

es-Suheylî şöyle demektedir: “Hadis Rasûlüllah’ın bilfiil etten yediğini belirtmemektedir, sadece Zeyd’in böyle birşeyi reddettiğini ifade etmektedir. İkinci olarak, Zeyd sadece kendi aklına uyuyordu yoksa daha önceki bir şeriata tabi olmuyordu. Çünkü İbrahim’in şeriatı putlara kurban edilmiş hayvanların etinden değil de ölmüş hayvanların etinden yemeyi yasaklıyordu. İslam gelip böyle bir adeti yasaklamadan önce bunun karşısında bir şey yoktu. Dolayısıyla Rasûlüllah böyle bir etten yemişse mübah olan birşeyi yapmıştır, yok eğer yememişse burada bir problem yoktur. Gerçek şudur: Bu sarahaten mübah kılınmadığı gibi yasaklanmamıştı da.”  es-Suheylî’nin kullandığı argumanlar bilginlerce ittifakla kabul edilmemiştir. ‘İbrahim’in şeriatı (şer’u İbrahim) ölmüş hayvanların etinden yemeye yasaklamıştı, putlara kurban edilmiş hayvanların etinden yemeyi değil’ düşüncesi, İbrahim’in şeriatının Allah dışında bir ilaha (putlara) kurban edilmiş hayvanların etlerinden yemeyi yasakladığını, onun da putların düşmanı olduğunu delil gösteren bazı bilginlerce reddedilmiştir.

     Elbette İslam bilginleri bunu tartışırken , herzamanki sorun karşımıza çıkar, rivayetler muhteliftir, kiminde Harisi eti getirir ve peygamber de yemez, kiminde yer. Yani iş çıkmaz dönüşür. Bu olayın önemi peygamberin dogumundan itibaren kutsanıp kutsanmamasında yatar. Allah şayet kainatı Muhammedin yüzü suyu hürmetine yaratmışsa elbetteki ona kötülükten ve kutsal olmayandan uzak durmayı da ögretecekti. Burada peygamberin ismet olup olmadıgı ( dogumdan itibaren günahtan arınmış ) meselesi ortaya çıkmaktadır. Bu konuda da bir kısım alimler ki ehli sünnet erbabı, peygamberin ismet oldugunu savunurken, bir kısmı da olmak zorunda olmadıgın iddia etmişlerdir.

      Bu rivayetin bizi ilgilendiren yanı ise iki türlüdür :

      Birincisi Zeyd b. Amr b. Nufeyl' in peygamberin ögretisini oluşturmasında son derece etkili oldugu ve onun ögretmenlerinden biri oldugu.

       İkincisi peygamberin inzivasında yanlız olmadıgı. Bunu da gene konuyla ilgili rivayetlerden birinde rastlıyoruz.

        “Vahiy almadan önce Peygambere yalnızlık sevdirildi ve Mekke dağları oyuklarında ikamet etti. O (Peygamber) dedi ki: ‘O da kendisini dünyadan tecrid ettiğinde Zeyd b. Amr’ı oyuklardan birisinde gördüm

          İbn Dureyd tarafından aynı konuda nakledilen  bu rivayette peygamberin inzivasında yanlız olmadıgını ve ögretmenlerinin de yer yer onunla birlikte bu inzivaya katıldıgını görüyoruz.

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder!

0 yorum yazılmıştır

« Önceki :: Sonraki »